Cumartesi 23 Haziran 2018 | 0:2 AM Şam Saati
  • Türkiye’nin demokrasisi Esed despotun hedefinde

    baş editör: Yaşar Kemal - Editör : Fadi Issa

    Türkiye’nin

    Qasioun – Fadi Issa

    Suriye’de 2011’de halk ayaklanmasıyla başlayıp farklı boyutlarla devam eden gelişmeler, Beşşar Esed rejiminin despotik ve insan haklarına aykırı nizamını etkilememiştir. 

    Demokratik değişimin düşmanı olan bu rejimin ana iskeleti olan istihbarat servisi (El-Muhaberat) rahat durmadığı gibi kolları Türkiye başta olmak üzere komşu ülkelere uzanmıştır. 

    Suriyeli gazeteci ve aktivistleri hedef almakla yetinmeyip Türkiye'deki adamlarını kullanarak ülkenin içişlerine, siyasî dengelerine, ve hatta seçim sandığına bile burnunu sokmaya çalışmıştır. 

    “Suriye Aynası” haber sitesinin yayınladığı ve El-Muhaberat’a ait olduğu iddia edilen belge, Esed rejimini bölgede herhangi bir demokratik gelişmenin gerçekleşmemesi için sarf ettiği çabaların bir göstergesidir.

    Suriye’yi kan gölüne çeviren Esed, Türkiye’nin demokrasisine çomak sokmak ister, İran ile birlikte bölgeyi diktatörlük boyunduruğu altında kalması için elinden geleni yapmaktadır.

    08.03.2018 tarihini taşıyan ve Hava Kuvvetleri İstihbaratı araştırmalar bürosundan servisin şefi tuğgeneral Cemil Hasan’a gönderilen belge, Türkiye’de 24 Haziran’da yapılacak parlamento ve cumhurbaşkanlığı seçimleri ile ilgili hazırlanan rapor özeti sunulmaktadır. 

    Beşşar Esed’in ‘’makamına’’ arz edilen rapor, Suriye’nin eski Ankara büyükelçisi Nidal Kabalan ve Türkiye’de ikamet eden Suriyeli gazeteci Hüsnü Mahli’nin (Ayrıca Türk vatandaşı) hazırlayıp sundukları çalışmadan oluşmaktadır.

    Raporda, Türkiye’de seçimlere katılacak parti ve ittifakların hakkında sınıflandırmalar yapılıp, eğilimlerle ilgili bilgiler bulunmaktadır. Özette ayrıca Esed rejiminin Türk seçmenlerinin nasıl yönlendirilmeleri gerektiği hususunda öneriler bulunmaktadır.  

    Seçimlerde muhalefetin ortak hareket etmesinin hayati bir önem taşıdığını vurgulayan rapor, İYİ Parti’nin desteklenmesi gerektiğini şiddetle vurgulamaktadır. 

    Nidal Kabalan, Birleşik Arap Emirlikleri’ne yakın Avrupalı işadamı ve gazetecilerin İYİ Parti’ye ekonomik ve medya alanında destek vermeleri hususunda harekete geçirilmesinin öneminin altını çizmektedir.  

    Kabalan; İran üzerinden Saadet Partisi ile HDP arasında bir bağın oluşturulması planının hayata geçirilmesi gerektiğini önermektedir. Böylece Kürt muhafazakâr oylarının Saadet Partisi’ne kaydırılması sağlanmış olacaktır.  

    Raporda ayrıca Meral Akşener’in hayatı ile ilgili detaylı bilgi vermektedir.  

    Hüsnü Mahli Türkiye’de %5’lik orana sahip olan ülkücü gençler ile MHP’nin arasının açılmasının hayati önemde olduğunu vurgulamaktadır. 

    Mahli, MHP’nin parlamentoya girmesinin engellenmesi hâlinde, bu partinin resmî olarak bittiği anlamına gelecek “Suriye ile yeniden dostluk kuralım” diyen tarafların ciddî derecede güçlenmelerine vesile olacaktır. 

    Ayrıca,Arap kökenli Caferîlerin hem parlamento hem de cumhurbaşkanlığı seçimlerinde CHP’ye değil, İYİ Parti’ye oy vermeleri için yönlendirilmeleri gerektiğini önermektedir.  

    Rapor, İran üzerinden Saadet Partisi’ne maddî desteklerin sağlanmasının önemini vurgulamaktadır. Böylece AK Parti’ye gitme ihtimali olan muhafazakâr oyların önüne geçilmiş olacaktır.  

    SuriyeTürkiyeMHP Hüsnü MahliNidal KabalanSaadet PartisiİYİ PartiAK PartiEsedİranEl-Muhaberat